“Gizli dünyanıza sızalım, fotoğraflayalım, sohbet edelim ve sizi merak eden herkesle paylaşalım istedik!” diyorum ben... Son filmi A.R.O.G"un ardından yeni projeler için kolları sıvayan Yılmaz"ın, yoğun iş temposunda araya girip, ofisinde koşuşturmacalı ve tabii ki bol kahkahalı bir çekim gerçekleştiriyoruz. Sınır tanımayan yaratıcılığın o özel durağında Oralet"li bir mola vermeye hazır mısınız?




Zekasıyla birleştirdiği yeteneğini kaliteli projelerde yaşatan Cem Yılmaz için hem sinemada hem sahnede hem de reklamlarda başarı kaçınılmaz bir hal alıyor. İlk filmi, fantastik komedi G.O.R.A"nın ardından sihir dünyasını konu eden Hokkabaz"la ve son günlerin gündem oluşturan filmi A.R.O.G"la sinema kariyerine son sürat devam ediyor. Eğlenceli işleriyle sıkıcı hayattan kısa bir zaman da olsa sıyırıyor bizi…
Ofisinin duvarına çivilediği başarı öykülerini ayakta alkışlıyoruz. Vazgeçemediği renk olan siyahla daha içeri girmeden kapının dış yüzeyinde karşılaşıyoruz. Kapıdan içeri girdiğimizde ise sade ve modern mekanda açık tonların tercih edildiğini görüyoruz. Siyahın sadece bir koltukta karşımıza çıkması süpriz oluyor! Keyifle seyrettiğimiz filmlerin afişleri ve türlü detaylar, komedyenin sadelikten nasibini fazlasıyla alan ofisinin en özel köşelerinde kendilerine yer edinmişler. Bir sene önce taşındıkları 140 metrekare büyüklüğündeki daire, Cem Yılmaz Fikir Sanat Merkezi"nin ofisine dönüştürülmüş.
Mekanda, mümkün olduğunca göz yormayan tonlar kullanılarak tüm dikkat, içeride kullanılan hareketli mobilyalara ve objelere çekilmeye çalışılmış. İç mimar Mehmet Fehmi Bilge"nin imzasını taşıyan ofiste yer alan her detay ince bir zevkin çizgilerini yansıtıyor. Zemin, duvar ve tavan gibi mekanı çevreleyen düzlemlerin, bir resmin arka fonu gibi kullanılması fikri Cem Yılmaz"dan çıkmış. Kullanılan açık tonlar doğallığı ön plana çıkarken, acı kahve rengindeki orta sehpa, deri koltuklar ve kırmızı pufla sıcak bir ortam yaratılmış.
Duvarlarındaki afiş ve resimlerin Cem Yılmaz için ayrı bir yeri var. Birçoğu özel koleksiyonunda yer alan parçalar. Şöminenin üzerinde Bedri Baykam"ın 2002 yılında düzenlediği AKM"deki ""Dişi Entrikalar"" sergisinden aldığı, tual üzerine çift dijital baskılı ""Deniz Kızı"" tablosu var. Ara Güler"in objektifinden yansıyanlar ise ofise bambaşka bir anlam katmış; fotoğraf sanatçısının Hokkabaz"ın setini ziyaretinde çektiği siyah-beyaz karelerden bahsetmemek mümkün mü?…
Özgünlüğünü ve özgürlüğünü ilan eden bu ofiste duvarda asılı siyah ayna gibi birçok eşya komedyenin kendi evinden gelmiş. Metal ayaklı ahşap toplantı masası, Galatasaray"da bir ustaya yaptırılmış. Uzakdoğu tarzındaki düz renk dresuarlar sade dekorun şık parçaları... Ofiste genel olarak high-tech stil, yumuşak formlu ve canlı renkli detaylarla hafifletilerek sunulmuş. Sağlam bağ kurulan bazı eşyalar ise, eski hatıraların en iyi klavuzu. Gizli ayrıntılar yaşam alanına güçlü katkıda bulunuyor; eski mizah dergileri, büyük usta Sadri Alışık"ın imzalı fotoğrafı ve "En İyi Erkek Oyuncu" ödülü ofisin diğer şık detayları arasında… İmzasını taşıyan diz üstü bilgisayarı ve filmlerinde kullanılan aksesuarlarının dışında ofisinde eski bir turşu kavanozunun içinde sevimli “Alyen” duruyor. Motorsiklete olan ilgisi girişteki sandığın üzerinde duran kasklarla kendini belli ediyor. Müzayededen, Çukurcuma"dan topladığı bazı parçalar da bu ofisin önemli detayları arasında. Bir diğer önemli ayrıntı da güneş gözlükleri; çok da yakıştığını söylemeden geçemeyeceğim. Doğum gününde hediye edilen eski fotoğraf makinesiyle verdiği pozlara bayılacaksınız. Tıpkı bizim gibi!
Haber: YASEMEN ÇIRÇIR
Fotoğraf: YAMAÇ BEYTER , APO İÇDAĞ